The Wild Bunch // Vahşi Belde (1969) Yönetmen: Sam Peckinpah Oyuncular: Ernest Borgnine, William Holden, Warren Oates, Robert Ryan 📍📍 60’lı ve 70’li yıllarda sinemada şiddeti estetik hale getiren başlıca yönetmenlerden olan Sam Peckinpah’ın en bilinen filmlerinden olan Vahşi Belde, asker kılığına girmiş bir grup soyguncunun şiddet dolu öyküsünü anlatmaktadır. 🎞🎞 Film oldukça uzun sayılacak bir çatışma sahnesiyle başlıyor. Yönetmenin ağır çekim planlar da kullandığı bu sahnede adeta kan gövdeyi götürüyor. Küçük yaşta çocuklar da tüm vahşete tanık oluyorlar ve biz bir anlamda bu çocukların gözlerinde geleceğin haydutlarını görüyoruz. 🎥🎥 Peckinpah, bu filmiyle Hollywood’un uzun yıllar masalsı bir atmosferde sunduğu Vahşi Batı’nın gerçek halini bize gösteriyor. Bir nevi bizi bir rüyadan uyandırıyor ve gerçek budur demek istiyor. Sergio Leone’nin Western filmlerinin de bu amaca hizmet ettiğini söyleyebiliriz ancak Leone’nin filmlerindeki kara mizah ve karakter derinliğinin Vahşi Belde’de olmadığını belirtmek lazım. Vahşi Belde’nin karakterleri seyirciye daha mesafeli ve filmin seyirciyle kurduğu ilişki Leone’nin filmlerindeki kadar sıcak değil. 🎬🎬 Vahşi Belde, günümüzde bir Western klasiği olarak gösteriliyor. Benim fikrime göre Peckinpah’ın en iyi filmi değil. Ancak yönetmenin sinemasının bir özeti niteliğinde ve başta Western hayranları olmak üzere klasik sinemayı sevenlerin muhakkak izlemesi gereken bir filmdir. 📌📌 #film #sinema #movie #bugünneizlesem #bugünneseyrettim #instamovies #instagood #instadaily #usa #abd #filmgünlüğü #1960sfilm_filmgünlüğü #thewildbunch #vahşibelde #1969 #williamholden #warrenoates #ernestborgnine #robertryan #sampeckinpah #western #classicmovies #60s #60smovies
84 2
Birdman of Alcatraz (1962) Yönetmen: John Frankenheimer Oyuncular: Burt Lancaster, Karl Malden Esaret ve kararlılık konusunda olağanüstü bir portre çizen mahkum Robert Stroud’un gerçek hayatından uyarlanan Birdman of Alcatraz, hapishane filmleri içerisinde özel bir yere sahiptir. Cinayet nedeniyle mahkum olan ve asiliği sebebiyle hapishane müdürüyle geçinemeyen Stroud, hücresinin penceresine gelen bir kuşu alıp iyileştirmesi ve buradan kuş hastalıkları dalında kitap yazacak kadar bilgi sahibi olmasını konu edinen filmde, Burt Lancester ve Karl Malden oldukça usta bir oyuncuk sergiliyor. İzlenilmesi gereken gerçek bir klasik. #film #sinema #movie #bugünneizlesem #bugünneseyrettim #instamovies #instagood #instadaily #usa #abd #filmgünlüğü #1960sfilm_filmgünlüğü #birdmanofalcatraz #alcatrazkuşçusu #1962 #johnfrankenheimer #burtlancaster #karlmalden #unutulmazfilmler
30 0
I Was Nineteen (1968) Yönetmen: Konrad Wolf Oyuncular: Jaecki Schwarz, Vasily Libanov Doğu Almanya yapımı bu filmde ikinci dünya savaşının son günlerinde genç bir sovyet subayın gözünden dönemin Almanya’sı anlatılıyor. Açıkçası film Doğu Almanya yapımı olmasının etkisiyle beklenen ölçüde bir komünizm propagandası sunmuyor. Olabildiğince yalın bir anlatım biçimi benimsemiş yönetmen. Görüntü yönetimi oldukça başarılı. Oyunculuklarda biraz amatör bir hava olsa da, genellikle kapitalist ülkelerin penceresinden resmedilen ikinci dünya savaşına, farklı bir pencereden bakmak isteyenlerin izlemesi gereken bir film. #ichwarneunzehn #iwasnineteen #konradwolf #jaeckischwarz #eastgermany #eastgermanymovies #doğualmanya #ddr #ddrmuseum #sovietunion #secondworldwar #instagood #instadaily #instamovies #bugünneseyrettim #bugünneizlesem #sinema #film #movie #1968 #komünizm #sosyalizm #germany #1960sfilm_filmgünlüğü
20 1
Breakfast at Tiffany’s (1961) Yönetmen: Blake Edwards Oyuncular: Audrey Hepburn, George Peppard Blake Edwards imzalı bu filmde, hem maddi hem de manevi bir arayışta olan bir kadınla ona karşı duygusal hissiyatlar besleyen bir adamın hikayesi anlatılıyor. Breakfast at Tiffany’s benim için Audrey Hepburn ve Henry Mancini ile bütünleşmiş bir film. Birinin oyunculuğu diğerinin de müzikleri filmi özel kılmayı başarıyor. Ayrıca filmdeki kediye de ayrı parantez açmak lazım. Oscar adaylığı alacak kadar iyiydi. Günümüz popüler kültür üzerine de birtakım etkiler bırakan bu film, Hollywood’ın klasiklerden. #breakfastattiffanys #1961 #blakeedwards #audreyhepburn #georgepeppard #henrymancini #tifannydekahvaltı #film #sinema #movie #unutulmazfilmler #bugünneseyrettim #bugünneizlesem #1960sfilm_filmgünlüğü
26 1
Torn Curtain (1966) Yönetmen: Alfred Hitchcock Oyuncular: Paul Newman, Julie Andrews Hitchcock’un 60’ların ortasında kariyerinin son demlerinde çektiği Torn Curtain, Doğu Almanya’da geçen bir casusluk hikayesi anlatıyor. Demir Perdenin ardında ABD’li bir fizik profesörünün, Doğu Almanyalı bir meslektaşından bilgi koparma çabasını görüyoruz filmde. Filmde en dikkatimi çeken ve şaşırdığım sahne ise cinayet sahnesi oldu. Hitchcock’un daha önce bu denli soğuk ve sert bir cinayet sahnesi çektiğine tanık olmamıştım. Kariyerinin sonlarına doğru değişen sinema anlayışına uyum sağlama çabasının bir ürünü gibi geldi. Torn Curtain, Hithchcock’un kendisinin de pek sevmediği filmlerinden birisi. Bunda dönemin popüler oyuncusu Paul Newman ile pek de çalışmaya gönüllü olmamasının da payı var kuşkusuz. Paul Newman, filmle ilgili yanlış gördüğü noktaları Hitchcock’a sununca, usta yönetmenden “işime karışma” diye fırça yemiş. Soğuk savaş döneminde çekilen çoğu siyasi soslu ABD yapımı filmler gibi taraflı yönleri olan bir film. Hakkında olumsuz eleştiriler fazlaca olsa da, farklı ve izlemeye değer bir Hitchcock filmi olduğunu düşünüyorum. #torncurtain #1966 #alfredhitchcock #paulnewman #julieandrews #wolfgangkieling #eastgermany #eastberlin #spy #sinema #film #movie #hitchcock #bugünneizlesem #bugünneseyrettim #filmgünlüğü #hitchcock_filmgünlüğü #instamovies #instadaily #instagood #1960sfilm_filmgünlüğü
16 0
To Kill a Mockingbird (1962) Yönetmen: Robert Mulligan Oyuncular: Gregory Peck, Mary Badham, Philip Alford Film ilk yarısı ile küçük bir kasabada kendi hallerinde vakit geçiren çocukları anlatıyor. Herşeyin masum ve sakin göründüğü bir ortamda çocuklar da herşeyi bir oyun gibi algılayıp ona göre hareket ediyorlar. İkinci yarıda ise avukat olan babalarının haksız yere suçlanan bir siyahiyi savunduğu davayı izliyoruz. Çocuklar da bu davayı seyirci olarak seyrediyorlar ve her şeyin oyun olmadığı birçok şeyin acımasız bir gerçek olduğunu anlıyor. İnsanoğlu bazen hiçbir zararı olmayan güzel sesli bir bülbülü bile öldürcek kadar acımasız ve korkunç olabileceğini o andan itibaren fark ediyorlar. Hem romanıyla hem filmiyle tam bir klasik. #tokillamockingbird #harperlee #gregorypeck #robertmulligan #marybadham #philipalford #racism #1962 #usa #film #sinema #unutulmazfilmler #bugünneizledim #bugünneseyrettim #bugünneizlesem #instagood #instadaily #instamovies #bülbülüöldürmek #1960sfilm_filmgünlüğü
22 0
In the Heat of the Night (1967) Yönetmen: Norman Jewison Oyuncular: Sidney Poitier, Rod Steiger ABD’nin Mississippi eyaletinin adeta her bireyi iğrenç bir ırkçı olan “Sparta” isimli kasabasında geçen filmde, Siyahi bir polis olan Virgil’in tüm özgüveni, cesareti ve kararlığı ile bir cinayeti çözme çabası anlatılıyor. Filmde akılda kalıcı çok sahne var en başta gelen ise Virgil ve Endicott’ın karşılıklı birbirlerine tokat attıkları sahnedir. Film ele aldığı polisiye hikayesinin arka planında ırkçılığın ne denli kötü bir hastalık olduğunun bunun çözümünün ise sadece karşındaki insanı tüm önyargılarını bir kenara bırakarak, dinlemek ve doğru tanımaktan ibaret olduğunun ısrarla altını çiziyor. Rod Steiger’ın canlandırdığı Gillespie karakterinin filmin en başındaki ve sonundaki değişimi bunun en net örneği. #intheheatofthenight #1967 #sidneypoitier #rodsteiger #mississippi #sparta #racism #film #sinema #movie #normanjewison #bugünneseyrettim #bugünneizlesem #instadaily #instagood #1960sfilm_filmgünlüğü
16 0