Loudingirra Özdemir @loudingirra
212 Posts
29k Followers
354 Following
⬛ YERLEŞİK HAYATA GERİ DÖNMEMEK ÜZERE, YÜZ ÜLKEDE YÜZ TÜRKÜ ÇIĞIRMAK VE YÜZ HİKÂYE TOPLAMAK İÇİN YOLA ÇIKTIM. ◾İLÂHİYATÇI ◾FELSEFECİ ◾DERVİŞ ◾GEZGİN
212 Posts
29k Followers
354 Following
⬛ YERLEŞİK HAYATA GERİ DÖNMEMEK ÜZERE, YÜZ ÜLKEDE YÜZ TÜRKÜ ÇIĞIRMAK VE YÜZ HİKÂYE TOPLAMAK İÇİN YOLA ÇIKTIM. ◾İLÂHİYATÇI ◾FELSEFECİ ◾DERVİŞ ◾GEZGİN
Bugün Filipinler'de üçüncü günüm. Not defterimden kısa bir yazıyı, Aşık Veysel'in ölüm yıldönümü anısına, onun en sevdiğim türküsüyle birlikte burada paylaşmak istiyorum. Altmış yaşında bir kadına: "Mutluluk senin için ne anlam ifade ediyor?" diye sordum. "Çocuklarımın iyi olduğunu görmek." diye cevapladı. Ben ona, insanlık tarihi kadar eski ve derinliği olan bir soru sormuştum; oysa o, nasıl da kolay cevap vermişti! Benden farklı olarak, ne tür bir hayat deneyimi geçirmişti de, beni yollara düşüren bir soruya omuz silkmiş, onu bir çırpıda cevaplamış, sonra da havadan sudan meseleleri konuşmaya büyük bir iştahla geri dönüvermişti? Günlük yaşantılarına ortak olduğum bütün gelenekçi toplumlarda içsel doyuma ulaşabilmek için çocuk sahibi olmak yeterliydi. Doyuma ulaşmak, insanı anlam arayışından uzak tuttuğu gibi; onu, neslin sürekliliğinin ve devamının tek amaç olduğu mekanik bir işleyişe sıkışıp kalmaya itiyordu. Oysa insan benliği, sonsuz olasılıklarla donatılmış bir hazineydi. Arayış içinde olmak, kıymetli cevheri bulma noktasında, umudu sürekli canlı tutmaktaydı. Alternatif bir yaşam sürmek, pekâlâ mümkün olmalıydı. İnsan; önceden biçilmiş, tamamlanmış, hazır bir dünya görüşüne dört elle sarılmak yerine, yeni kimliklerin arayışı içinde olmalıydı. Bu evren, sürekli tekrarlanan bir olgu üzerine değil, olasılıklar üzerine kuruluydu ve her bir olasılık, 'hakikat'a varmak için, diğeriyle kıyasıya bir boğuşma halindeydi. #manila #philippines #filipinler #aşıkveysel #aşıkveyselşatıroğlu #aşıkveyselölümyıldönümü #tü#türkü/a> #hiçbirtürlübulamadımbenbeni #türkülerimiz #türkü #deyiş #derviş #seyyah #streetmusic #sokakmüziği #saz #bağlama #gezgin #traveler #arayış #benlik #mutluluk
2k 74
Tayvan'nın iç bölgelerinde bir köy düğününe davet edildim. Bir süredir beni misafir eden Tayvanlı aile ile birlikte, arabalara doluştuk ve düğünün olduğu köye gittik. Benden önce bir yabancının uğramadığını sonradan öğreneciğim bu köye vardığımda, köylülerin güleryüzlülüğü, ilgi ve saygısı karşısında mest olmuştum. Çığırdığım türküler ve ismini dahi duymadıkları ülkemle ilgili onlara açıklama yaparken, henüz doğadan kopmamış bu tertemiz insanların gözlerinde gördüğüm duygu, ülkeleri bölen yapay duvarları indimde bir kez daha yıkıyordu. Düğün bitip herkes dağıldıktan sonra, gelinin annesi yanıma geldi: "Çok bağırdığın bir şarkı vardı, onu bir daha söyler misin?" dedi. Bir daha çığırdım. Gözleri dolmuştu. Yanındaki tercümana döndü, nezaketten iki büklüm olmuş bir halde: "Son bir kere daha söyleyebilir mi? Bu şarkıyı çok sevdim." dedi. Bunun üzerine, karşılıklı gülüştük. "Memnuniyetle." dedim. Bütün davetliler dağılmıştı. Kız evinde, sadece anne ve onun on iki yaşında bir oğlu vardı. Türküyü bir daha çığırdım. Kadının donuk bakışları, uzaklara kilitlenmişti. Ah! Bu köylü kadının gözlerindeki hüzüne ne kadar da aşınaydım! Beni çocukluğuma götürmüştü: Şehirden gelen araba konvoyları, köyümüzün monoton hayatına, çocuk yüreğimin daha önce tatmadığı bir sevinç dalgası getirmişti. Lüks arabalarından inip bize oyuncaklar dağıtan şık giyimli şehirlilerin arasında anlam veremediğim, zaman zaman coşkun duygulara kapıldığım bir ruh haline bürünmüştüm. Çok geçmeden, birer birer arabalarına atladılar; son konvoy arabası köyü terkettiğinde, bir şeylerin ters gittiğini sezinledim. Yalınayak, üstüm başım toztoprak içinde eve koştum. Evdekilerin gözlerinde, şimdi karşımda oturan kadının hüznü vardı. Şehirliler, oyuncak karşılığında evimizden yeri asla dolmayacak bir şey almışlardı...DEVAMI YORUM KISMINDA. #uzu#uzunhavamiz #uzunhava #tayvan #taiwan #kö#köyünü #kerkük #kerküktürküsü #ağam #türküler #türkülerimiz #türkhalkmüziği #100ulke100turku #loudingirra #saz #bağlama #gezgin #traveler #turkishfolkmusic #sokakhayatı #streetmusic #folk #folkmüzik #köy #köylükadın #derviş #seyyah #turkishinstrument
2k 77
100 ÜLKEDE TÜRKÜ 100 TÜRKÜ ÇIĞIRMAK "Tokyo'da birçok psikoloğa gittim. Bana senin vücudun bir erkek vücudu; ama sen bir kadın ruhuna sahipsin dediler." dedi. Geniş alınlı, çekik gözleri, çıkık elmacık kemikleri ve dolgun yanaklarıyla karşımda oturan Muhammet, otuz yaşındaydı. Endonezya'dan Japonya'ya çalışmak için gelmişti. Bir devlet hastanesinde hemşireydi. Konuk olduğum tek göz küçük bir odadan ibaret olan evinin duvarları, Kur'an ayetleri ve umrede çekinmiş olduğu fotoğraflarla süslüydü. Duvarda asılı duran aile foğraflarını işaret ederek: "Pekii, ailen senin bu durumunla ilgili ne düşünüyor?" diye sordum. "Ailem benim eşcinsel olduğumu bilmiyor." dedi, gözyaşlarını elinin tersiyle silerek. "Bence bilmemeleri mümkün değil, bu sorunla yüzleşmek istememişlerdir." dedim. Muhammed omuzlarını silkti. Erkeksi görüntüsünün aksine davranışları, jest ve mimikleri hafif meşrep bir kızın davetkâr tutumundan farksızdı. Onun cinsel yönelimine saygı duymakla birlikte, her fırsatta bana dokunmaya ve sarılmaya yeltenmesi karşısında, tiksinti duyuyordum. Dışarıda dondurucu bir soğuk vardı ve tek bir yatağın sığdığı bu tek göz odada, şehvet ateşiyle yanan bir erkeğin bakışlarına akşamdan beri maruz kalıyordum. Bu durum, yolculuğumda daha önce karşılaştığım zorlukların hiç birine benzemiyordu. Oturmuş karşımda gözyaşı döküyordu. Her hâlinden belliydi, bu gözyaşları, biraz önce bana dokunmaya çalıştığı sırada verdiğim sert tepkinin kefâreti ve aynı zamanda şehevî emellerine başka bir yoldan ulaşma çabasıydı. Gözyaşlarına üzüleceğimi ve bunun sonucunda da takındığım tavrı değiştireceğimi hesaplıyordu. Bir ruh ne kadar alçaklaşabilir, Endonezya'nın kapalı toplumunda yetişen Muhammet'in şahsiyetinde şimdi bunu öğreniyordum. Schopenhauer'un, "İnsan, cinsel dürtünün cisimleşmiş halidir." sözünün haklılığına şahit oluyordum... YAZININ DEVAMI YORUMLARDA. #gezdimşualemiıslahedeyim #geldimşualemiıslahedeyim #noksani #türkü #deyiş #bağlama #gezgin #traveler #turkishfolkmusic #türküler #türkhalkmüziği #folkmüzik #ali#aliekberçiçek #aliekber #seyyah #derviş #magome #japonya #japan #endonezyalı #sokakmüziği #streetmusic #sokakhayatı #loudingirra #100ulke100turku #saz
4k 95
Yedi ay boyunca kuzey ülkelerinin zorlu kış şartlarına direnmeyi başardıktan sonra, şimdi tropikal ülkenin güneşi altında, yeni partneri ile zafer pozu veren püsküllü yoldaşımın mutluluğunu sizinle paylaşmak istiyorum. Yol boyunca yüzlerce sokak müzisyenine eşlik ettik. Dilleri Türkçe'ye dönmeyen onlarca yabancının kısa sürede nasıl tatlı bir aksanla türkü çığırdıklarına şahit olduk. "Gittiğinde müziğini özlerim." diyen mavi gözlü bir Kuzey kızının ilan- ı aşkını üzerine alındığı için, kısa süreli tatsız kıskançlık mücadelesine tutulduğumuz anlarımızın yanı sıra; eksi on derece sıcaklıkta, çekim yaptığımız kamera bile soğuktan donup pes ederken, beni yarı yolda bırakmamak için doğa üstü bir çabayla türküye eşlik etmeyi sürdürdürdüğü anlarımız da oldu. Her sabah farklı bir çatı altında uyku mahmurluğuyla nerede olduğumuzu hatırlamaya çalıştığımız o zorlu anlarda, defalarca bu yolculuktan vazgeçtik. Yeniden sokağa dönüp insanların kalbinde bir anı olduğumuz anlarda ise, bu yolun bitmeyeceğini keskin bir özlemle anladık ve buruk bir şevkle yolumuza devam ettik. . . . . . #yoldaş #püsküllü #püsküllüyoldaş #saz #bağlama #gezgin #traveler #turkishfolkmusic #taipei #taiwan #tayvan #guitar #gitar #partner #100ulke100turku #loudingirra #türkü #backpaker #seyyah #derviş #sokakhayatı #sokakmüziği #türkhalkmüziği #türküler #deyiş #tropikal #100ülke100hikaye
1k 30
1753 yılında deniz tanrıçası Mazu'nun anısına inşa edilmiş ve her bir katı farklı bir tanrıya adanmış bu dört katlı Budist tapınağı; büyüleyci mimarisi ve dört bir yanda estetik duyguları kavrayan heykelleriyle dikkatimi çekti. İçeri girdim ve inananların davranışlarını saatlerce gözlemlemeye koyuldum. Budistler, hangi ihtiyaç için dua edeceklerse, ilgili katta bulunan tanrının huzuruna çıkıyorlardı. Onları takip ettim. Dua etmeden önce dev kumbaralara paralar atıyorlardı. "Bu tapınak, bir nevi manevi bir alışveriş merkezi olmalı." diye düşündüm. Buraya gelip alışverişini yapan, nasıl da mutlu bir şekilde ayrılıyordu! Çok geçmeden, dördüncü katın fazlasıyla tenha olduğunu farkettim. "Bu kat, insanların en az ihtiyaç duydukları işlere bakan tanrının katı olmalı." diye düşündüm. Öyleyse, benim ihtiyaç duyduğum tanrı, bu olmalıydı; çünkü bir varlık, yalnız olduğu kadar tanrısaldı. Dev kumbaraya yanaştım, cebimdeki bozukları içine attım ve sabırla beklemeye koyuldum. Akşam üzeri tapınaktan ayrıldığımda, ellerim bomboştu: Param burada da geçmemişti. Akşamın hüzünlü karanlığında, nereye gideceğimi kararlaştırmadan yürüdüm. İki gün önce, bir kış ülkesinden bu tropikal ülkeye gelmiştim. Çevremdeki her şey dramatik bir değişime uğramıştı. Duygularım tepetaklak, anılarım paramparçaydı. Özlem duygusu, yine içimi kesiyordu. Şairin mısraları aklıma düştü: "Yalnızlık paylaşılmaz / Paylaşılsa yalnızlık olmaz." Pekii, hangimizin yalnızlığı daha paylaşılmazdı, tapınağın dördüncü katındaki tanrının mı, yoksa benimkinin mi? . . . . . #tayvan #taipei #budism #budizm #tapınak #ciyoutemple #buda #mazu #öz#özdemir #özdemir #loudingirra #gezgin #traveler #sokakhayatı #seyyah #derviş #100ülke100hikaye #tropikal #backpaker #dua #tanrılar #dilek #yalnızlık
615 12
100 ÜLKEDE 100 TÜRKÜ ÇIĞIRMAK "Neden kameraya sırtın dönük duruyorsun?" diye soruyorum. Cevap olarak Hitomi, kısık ve utangaç bir gülümsemeyle yetiniyor. Cevap almak ümidiyle solumda duran Miki'ye dönüyorum: "Ne oldu, yoksa küs müyüz?" Miki, kedimsi bir ses tonuyla minicik ağzından döktüğü Japonca kelimeleri, sevimli bir kahkahayla süslüyor. Çekik gözlerini taşıyan pamuk yanakları kızarmıştı. Adeta nezaketin ve mahcubiyetin cisimleşmiş kırılgan haliydi. Sanki, bakışlarımı onun üzerinde biraz daha tutsaydım kırılacaktı. Son çare, bir açıklama yapması için şaşkın bakışlarımı yanımda oturan Hibiki'ye çevirdim: "Japon kızları utangaçtır, kameraya yüzleri dönük durmak istemiyorlar." dedi. Haklıydı; ama bu durum sadece Japonya'ya özgü değildi. Mahremiyeti evrensel bir ilke olarak sunan bütün doğu kültürleri; kutsal saygınlık adı altında, kadına özgüven bunalımı yaşatmaktaydı. Oysa Batı'da kadın, yaşanan sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi gelişmelerle bu bunalımı nispeten atlatabilmişti. Evet, ben, Kamo Nehri üzerinde, bir köprü başında bu türküyü çığırırken ( veya bu deyişi okurken) kafamda bu düşünceler dolaşıyordu, yoldan geçen insanlar ise, Hitomi ve Miki'yi, iki sokak müzisyenine sırtlarını dönmüş, nehrin şehirde açtığı yarığın ufkunda beliren karlı dağlara utangaç bakışlar fırlatırken yakalıyorlardı. Bilmiyorum, yoldan geçenlerin kaçı, Doğu ve Batı medeniyeti arasındaki keskin farkı ortaya koyan bu sürreal manzaranın farkına varabilmişti? #has#hasretinleüryaneyledin #hasretinle #üryan #deyiş #kesskess #televi #asalato #patricia #bağlama #gezgin #traveler #turkishfolkmusic #sokakhayatı #100ulke100turku #saz #türkü #backpaker #seyyah #türkhalkmüziği #türküler #türkülerimiz #sürreal #sürrealizim #sokakmüziği #streetmusic
3k 68
IN 100 COUNTRIES 100 SONGS 100 ÜLKEDE 100 TÜRKÜ ÇIĞIRMAK Bir kaç yolcuyla birlikte indiğim bir taşra tren istasyonunda beni karşılamaya gelen Hibiki, sağımda oturmuş arabayı kullanıyordu. Bense, ufukları gökdelenlere boyun eğmiş bir şehirden henüz ayrılmıştım ve iki yanımızdan akan modern köy evlerinin doğayla alışılmışın dışında uyumunu hayranlıkla seyrediyordum. Hibiki, uzaklarda güneşin altında tüm ihtişamıyla parlayan zirveleri karlı dağları parmağıyla gösterdi ve: "O dağların yamacında çok güzel bir köyde oturuyorum." dedi. Otuz altı yaşındaydı ve bir ağaç gibi doğduğu topraklarda, aynı gökyüzü altında, sabahları güneşin nereden doğduğunu, akşamları nereden battığını bilerek yaşıyordu. Jest ve mimiklerinde açığa vuran özgüvenin kaynağı, aidiyet duyguysuyla sımsıkı sarıldığı bu pırıl pırıl memleketti. Yeni tanışan iki kişi arasındaki sessizlik, kabalığın delilidir, tedirginlik yaratır; iki eski dost arasında ise, samimiyetin dilidir, muhabbeti pekiştirir. Bu fikirden hareketle sessizliği bozmak için: "Dindar mısın?" diye soruyorum. Hemen ardından, pişman oluyorum. Utandım. İnsanlara bu tarz sorular sormayı yıllar önce bırakmıştım. Hem neden bu soruyu sormuştum? Acaba aramızda olduğunu zannettiğim sessizlik, olur olmadık zamanlarda iç dünyama gömülen kafamın içinde miydi? Muhtemelen! Çünkü bakışlarımı camdan akan manzaradan toplayıp Hibiki'nin yüzüne çevirdiğimde, aslında, deminden beri, hiç durmadan dinler hakkında konuştuğunun ipuçlarını görüyordum. O an, sorduğum sorunun yerinde bir soru olduğuna kanaat getirdim. İçinde yaşadığım, ilkelinden modernine, bütün kültürlerde din, son üç yüz yılda bilim karşısında aldığı sayısız yenilgiye rağmen, toplumun birinci gündem maddesiydi. Pekii, bütün dünyada din neden bu denli yaygındı? Kutsal kitapların iddia ettiği gibi Tanrı düşüncesi, Tanrı tarafından ruhun doğasına mı kodlanmıştı... YAZININ DEVAMI YORUM KISMINDA. #spacedrum #fushimiinaritaisha #han#hangdrum #hangdrums #hang #saz #bağlama #deyiş #streetmusic #traveler #gez#gezgin #sokakhayatı #türkü #derviş #gezgin #turkishfolkmusic #kyoto #japan #japonya #sokakmüziği #backpaker #türkhalkmüziği #türküler #insankısımkısımyerdamardamar #köy #shinto #tapınak
1k 44